İklim Değişikliği ve Orman Yangınları Arasındaki Bağlantı

Orman yangınları dünyanın birçok bölgesinde doğal olarak meydana gelir, bu nedenle orman yangınını sadece iklim değişikliği bağlamı doğru olmayabilir. Diğer faktörler, özellikle arazi kullanımındaki değişiklikler, yangınların meydana gelmesinde de rol oynayabilir. Ancak, bilim insanları iklim değişikliğinin orman yangınları için elverişli hava koşullarının oluşma olasılığını artırdığı konusunda hemfikir.

İklim değişikliği, mevcut ekolojik alanların coğrafi dağılımında önemli değişikliklere yol açıp, bitki örtüsünün yapısı ve bileşimine ek stres uygular. Bu nedenle, artan savunmasızlık sebebiyle bitki örtüsü, orman yangınlarına karşı daha duyarlı hale gelecektir. Son yıllarda, orman yangınları sezonu önceki dönemlere kıyasla yaklaşık üç buçuk ay daha uzamış durumdadır.

Orman yangınları, toplum ve çevre üzerinde derin etkiler yaratabilir. Orman kaybı, ormana bağımlı topluluklar ve insanların geçim kaynaklarının kaybı, su kıtlığı, nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanlarının tahrip olması ve iklim değişikliğine katkıda bulunan sera gazı emisyonlarının artması gibi ciddi çevresel ve ekonomik sonuçları beraberinde getirir.

Yüksek sıcaklıklar ve iklim değişikliği

Son zamanlarda, olağanüstü yüksek sıcaklıklar, azalan yağış miktarı ve azalan kar örtüsüyle beraber son derece şiddetli iklim değişikliği ve sonrasında orman yangınlarına neden olmuştur. Ayrıca, orman yangınlarının boyutu, sıklığı ve şiddeti önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir.

Uzun süren aşırı sıcak dönemler, topraktan ve bitki örtüsünden nemin sürekli olarak tükenmesine yol açar. Sıcaklıklar yükseldikçe, topraktan ve bitki örtüsünden daha fazla nem buharlaşır, bu da ağaçların, çalıların ve otların kurumasına neden olur. Bu süreç aynı zamanda yaprak döküntüsünü ve düşmüş dalları yüksek derecede yanıcı yakıta dönüştürerek, özellikle güçlü rüzgarlar eşliğinde hızla yayılmalarını sağlar.

Sel

Orman yangınları, peyzaj ve zemin koşulları üzerinde derin bir etkiye sahip olarak, şiddetli yağışlar sırasında sel olasılığını arttırır. Bu durum, yanmış zeminin yağmur suyunu emme yeteneğini kaybetmesi sonucu akıntı oluşmasıyla gerçekleşir. Sıcaklıklar arttıkça, atmosfer daha fazla nem tutabilir hale gelir ve bu da daha fazla damlacık oluşumuna ve yoğun yağışlara yol açar. Bu durum, daha büyük yağışların daha küçük bir alanda ve daha kısa bir süre içinde meydana gelmesine neden olabilir.

Kuraklık

Kuraklık, orman yangınlarının yayılması için uygun koşullar yaratır. Yetersiz yağış ve düşük nem seviyeleri ağaçları ve bitki örtüsünü kurutarak bol miktarda yanıcı malzeme oluşturur. Bu koşullarda, yıldırım, elektrik arızaları, insan hataları veya kasıtlı yangınlar gibi küçük bir kıvılcım bile hızla büyüyerek kontrol edilemez hale gelebilir. Bu nedenle, kuraklık ile orman üretkenliği, topoğrafya, hava koşulları ve yönetim uygulamaları gibi faktörlerin bir araya gelmesi, orman yangınlarının yoğunluğunu, şiddetini, yayılımını ve sıklığını etkilemede önemli bir rol oynar.

Kuraklık ile yangın arasındaki ilişki şüphesiz karmaşık ve çok yönlüdür. Kısa vadede, artan kuraklık, bitki örtüsünün kurumasıyla birlikte daha fazla yangın riski taşır. Ancak megakuraklık gibi uzun süreli kuraklık durumlarında, yangın potansiyeli azalabilir. Bu, bitki büyümesinin azalması ve kullanılabilir yakıtın tükenmesi nedeniyle gerçekleşir.

Sera gazı emisyonları

Orman yangınları, atmosfere önemli miktarda sera gazı ve partikül madde salmaktadır. Aslında, orman yangınları yaklaşık 6-8 milyar ton karbondioksit salımına neden olmaktadır ve bu, küresel CO2 emisyonlarının %20’sine denk gelir. Bu miktar, küresel ulaşımdan kaynaklanan emisyonlarla eşdeğerdir.

Türkiye’deki Kuraklık hakkında meraklıysanız bu linke bakabilirsiniz.

kozalak Yangın‘la orman yangınlarının nasıl önlenebildiğini YouTube kanalımızda görmek isterseniz buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Erken Yangın Tespit Ve Uyarı Sistemi

© 2023 Kozalak Yangın

İletişim

+90 537 686 5341
batuhan@kozalakyangin.com.tr

Kazlıçeşme Mah. 245. Sok.
No: 5 Zeytinburnu/Istanbul